Londra'da En Güzel Cafeler denince benim için tek bir doğru cevap yok. Çünkü bazen insanın canı gösterişli bir cupcake istiyor, bazen rahat rahat oturup çalışabileceği bir kahveci arıyor, bazen de sadece iyi bir kahve içip yoluna devam etmek istiyor. Bu yüzden burada tek tip bir liste değil, farklı ruh hallerine ve farklı planlara uygun, gerçekten severek gittiğim kafeleri bir araya topladım.
Bu seçkide Victoria civarında masalsı bir pasta cenneti de var, Old Street'te bisiklet temalı samimi bir kafe de. St. Paul yakınlarında eski bir kiliseden dönüştürülmüş çok özel bir mekan da var, Bermondsey Street'te oturup çalışmalık rahat bir kahveci de. Kısacası, Londra'da En Güzel Cafeler arıyorsanız burada hem klasik hem de karakterli adresler bulacaksınız.
Peggy Porschen Cakes: Londra'nın en fotojenik ve en lezzetli duraklarından biri
Peggy Porschen Cakes, Victoria İstasyonu'na çok yakın konumuyla özellikle ilk kez gidenlerin kolayca ulaşabileceği bir yer. Burası çoğu kişinin önce görüntüsüyle dikkatini çekiyor. Zaten Londra'nın en Instagram'lık kafelerinden biri olarak anılıyor. Ama bence asıl güzel tarafı, sadece güzel görünmekle kalmaması.
Burayı özel yapan detaylardan biri, Buckingham Sarayı'na da buradan pasta gitmesi. Yani işin içinde ciddi bir pastacılık kalitesi var. Kekleri ve cupcakeleri gerçekten çok başarılı. Hatta popüler kafeler arasında sadece dekoruyla değil, lezzetiyle de öne çıkan nadir yerlerden biri olduğunu düşünüyorum.

Peggy Porschen'ın en sevdiğim yönlerinden biri menüsünün ve dekorasyonunun dönemsel olarak değişmesi. Mevsime göre, özel günlere göre, hatta yaklaşan kutlamalara göre hem vitrin hem de menü yenileniyor. Bu da aynı yere tekrar tekrar gitmeyi keyifli hale getiriyor. Bir gidişinizde bambaşka bir atmosferle karşılaşabiliyorsunuz.
Burada ne yenir?
Benim tercih ettiklerim arasında Sevgililer Günü dönemine özel ürünler vardı. Heartful Heartless Cakes ve Romantic Rose Cupcakes özellikle dikkat çekiciydi. Romantic Rose Cupcake'in içinde çilek ve şampanya notaları vardı. Diğer seçim ise daha güllü, daha klasik bir havası olan, Victorian sponge cake tarzında bir lezzetti.
Eğer tatlı konusunda seçiciyseniz, Peggy Porschen bu konuda beklentiyi karşılıyor. Burada sadece bir fotoğraf çekip çıkmak değil, gerçekten tatlı yemek için oturmak mantıklı.
Kahve yerine neden çay?
İşin sürpriz kısmı şu: Böyle bir yerde çoğu kişi kahve siparişi verir diye düşünülür ama ben burada özellikle çayı tavsiye ederim. Bitki çayları poşet çay gibi değil. İçlerinde gerçek meyve parçaları ve bitkisel içerikler kullanılıyor, bu da tadı çok daha zengin yapıyor. Siyah çay sevmeyenler için de çok iyi bir alternatif.

Eğer listenizde tatlı odaklı, özel günlerde daha da keyifli hale gelen bir adres olsun istiyorsanız, Londra'da En Güzel Cafeler arasında Peggy Porschen kesinlikle üst sıralarda.
Look Mum No Hands!: Bisiklet temalı, karakterli bir kahve molası
Old Street üzerinde, metroya çok yakın bir konumda olan Look Mum No Hands!, klasik kahvecilerden sıkılanlar için çok keyifli bir alternatif. Burası sadece kahve içilen bir yer değil. Aynı zamanda bisiklet kültürü etrafında şekillenmiş bir mekan.
İçeride tavandan sarkan bisikletler görüyorsunuz. Eğer bisiklet kullanıyorsanız bakım yaptırma, lastik değişimi gibi hizmetlerden yararlanabiliyorsunuz. Hatta bisikletle ilgili workshop'lar da düzenleniyor. Yani burası teması gerçekten yaşayan bir kafe.

Benim hoşuma giden tarafı, bütün bu konseptin yapay durmaması. Samimi, sevimli ve mahalle ruhu olan bir yer hissi veriyor. Kahveleri ve atıştırmalıkları da bu sıcak havayı destekliyor. Daha sağlıklı seçenekler arayanlar için uygun ve fair trade kahve yaklaşımı da ayrıca güzel.
Şöyle bir rota düşünün: Shoreditch tarafında dolaşıyorsunuz, biraz yürüdünüz, biraz keşif yaptınız. Tam o anda karakteri olan ama kasıntı olmayan bir yerde mola vermek istiyorsanız, burası çok iyi gider.
The Wren Coffee: Eski bir kilisede kahve içmek isterseniz
Londra'da En Güzel Cafeler listesini ilginç mekanlar olmadan düşünemem. The Wren Coffee de tam olarak bu yüzden çok özel bir adres. İlk bakışta gerçekten kilise zannedebilirsiniz, çünkü burası daha önce St. Nicholas Cole Abbey olarak kullanılan bir yapıymış. Sonrasında tamamen dönüştürülmüş ve artık coffee shop olarak hizmet veriyor.
St. Paul metro durağına oldukça yakın olması büyük avantaj. Ayrıca St. Paul Katedrali'nin hemen arkasında kalıyor. Yani o bölgede gezerken yol üstünde uğranabilecek, ama içeri girince bambaşka bir atmosfer sunan yerlerden biri.

Bu tarz dönüştürülmüş mekanlarda bazen sadece bina etkileyici olur, ürünler ortalama kalır. The Wren Coffee'de ise asıl cazibe hem mekanın hissi hem de kullanım biçimi. Sadece kahve değil, öğle saatlerinde gelirseniz yemek seçeneği de var.
Gitmeden önce saatleri kontrol edin
Burayla ilgili en önemli pratik bilgi şu: Hafta sonları kapalı ve hafta içi de 15:30'a kadar açık. Yani spontane uğrayayım derseniz kapıda kalma ihtimaliniz var. Özellikle St. Paul çevresinde gezi planı yapıyorsanız bunu önceden aklınızda tutun.
Tarihi dokuyu seviyorsanız ve sıradan bir zincir kahveci yerine hafızada kalacak bir deneyim istiyorsanız, The Wren Coffee listenizde olmalı.
Fuckoffee: Rahat oturma düzeniyle uzun kahve molaları için
Bermondsey Street üzerindeki Fuckoffee, London Bridge metro durağına yürüyerek yaklaşık 10 dakika mesafede. Eski adı Street Coffee olan bu mekan, özellikle oturup biraz zaman geçirmek isteyenler için çok iyi bir seçenek.
Burası benim için sadece kahve içilecek bir yer değil, aynı zamanda biraz nefes alınacak bir alan. Oturma düzeni gerçekten rahat. Koltuklar var, masalar var. Yalnız gelip çalışmak isteyenler için de uygun, arkadaş buluşmaları için de.

Dekorasyondaki küçük detaylar da çok tatlı. Karton bardaklardan yapılmış avizeler ve bardak kapaklarının konulduğu lego düzenekleri gibi yaratıcı dokunuşlar, mekana eğlenceli bir karakter katıyor. Çok süslü bir yer değil ama zekice düşünülmüş ve samimi.
Eğer Londra'da En Güzel Cafeler içinde sadece estetik değil, konfor da arıyorsanız burayı ayrıca not edin. Özellikle "kahvemi alayım, biraz da bilgisayarda çalışayım" günleri için çok uygun.
Climpson & Sons Cafe: Ciddiye alınmış kahve için doğru adres
Kahve konusunda biraz daha seçiciyseniz, Climpson & Sons Cafe öne çıkan yerlerden biri. Burası kahvelerini kendi üreten bir mekan ve bu detay gerçekten hissediliyor. Kahve odaklı bir deneyim arıyorsanız çok tatmin edici.
Mekan oldukça küçük. Buna rağmen, hatta biraz da bu yüzden, genelde kalabalık oluyor. Paket kahve alan da çok oluyor. Yani burada saatlerce yayılmaktan çok, iyi kahve için gelen insanların döngüsü var.

Bu yüzden çalışmak için çok rahat bir ortam beklememek lazım. Bence burası daha çok şöyle bir yer: uğrayıp kahveni iç, lezzetin hakkını ver, sonra devam et. Özellikle kahve odaklı kısa ama kaliteli bir mola için çok iyi.
Ayrıca kahve workshop'ları da düzenliyorlar. Bu workshop'lar kafenin içinde değil, üretim tesislerinde yapılıyor. Kahveye merakı olanlar için güzel bir detay.
Exmouth Coffee: Whitechapel yakınlarında tatlı krizi için birebir
Bazen bir kafeyi uzun araştırmalarla değil, tesadüfen keşfedersiniz ve iyi ki denk gelmişim dersiniz. Exmouth Coffee benim için tam olarak böyle bir yer. Whitechapel Gallery'nin hemen yanında yer alıyor ve dışarıdan bile tatlıları çok iştah açıcı görünüyor.
İçeri girdiğinizde o ilk izlenim boşa çıkmıyor. Mekanın havası güzel, tatlı seçenekleri de gerçekten cezbedici. Eğer kahvenin yanına "ufak bir şey" değil de gerçekten tatmin edici bir tatlı istiyorsanız, burada mutlu olma ihtimaliniz yüksek.

Ne denemeli?
Burada tercih edilen tatlılardan biri Red Velvet Brownie Cheesecake oldu. İsmi bile yeterince iddialı zaten. Lezzet olarak da tam bir kalori bombası hissi veren, yoğun ve keyifli bir tatlı. Hafif bir şey arayanlara göre değil ama canınız gerçekten tatlı çekiyorsa çok mutlu eder.
Whitechapel civarında gezerken iyi kahve ve kuvvetli bir tatlı molası için akılda tutulabilecek bir adres.
Cable Cafe: Gündüz kafe, akşam bar
Güney Londra tarafına geçtiğimizde en keyifli duraklardan biri Cable Cafe. Brixton bölgesinde yer alıyor. En yakın metro durağı olarak Oval ya da Brixton tercih edilebilir. Burayı farklı kılan şey, gün içinde kafe olarak hizmet verip akşamları bar atmosferine dönüşmesi.

Bu geçişli yapı, mekanı çok yönlü hale getiriyor. Sabah ya da öğleden sonra kahve içmek için gidebilir, akşam ise daha sosyal bir plan için tekrar uğrayabilirsiniz.
Canlı caz ve espresso martini notu
Her salı akşamı burada canlı caz gecesi düzenleniyor. Bu da Cable Cafe'yi sıradan bir semt mekanından daha eğlenceli bir yere dönüştürüyor. Eğer bu akşamlardan birine denk gelirseniz, Espresso Martini mutlaka denenmeli. Özellikle kahve seven ama akşam planında biraz daha farklı bir şey isteyenler için harika bir seçim.
Londra'da En Güzel Cafeler listesinde geceye uzayan bir mekan arıyorsanız, Cable Cafe bu boşluğu çok iyi dolduruyor.
Hangi kafe, hangi plan için daha uygun?
Londra'da En Güzel Cafeler arasından seçim yaparken en kolayı, önce ne istediğinize karar vermek. Benim kısa rehberim şöyle:
- Gösterişli tatlılar ve özel gün atmosferi: Peggy Porschen Cakes
- Karakterli, farklı konseptli bir mola: Look Mum No Hands!
- Tarihi ve sıra dışı bir mekan deneyimi: The Wren Coffee
- Rahat oturup çalışmak: Fuckoffee
- Gerçekten iyi kahve içmek: Climpson & Sons Cafe
- Tatlı ağırlıklı keyifli bir durak: Exmouth Coffee
- Akşama sarkan kafe-bar planı: Cable Cafe
Son notlar
Londra'da En Güzel Cafeler listesi kişiden kişiye çok değişebilir. Kimisi için önemli olan kahvenin kalitesi, kimisi için ortamın rahatlığı, kimisi için de tatlıların güzelliği. Benim favorilerim ise tam olarak bu yüzden birbirinden farklı. Her biri başka bir ihtiyaca cevap veriyor.
Eğer Londra gezinizde sadece popüler yerlere uğramak istemiyor, gerçekten keyif alacağınız kafe durakları arıyorsanız bu liste çok iyi bir başlangıç olur. Özellikle rotanızı bölgelere göre planlarsanız, bu mekanları gezerken şehrin farklı yüzlerini de keşfetmiş olursunuz.
Kimi yerde çay içilir, kimi yerde kahve ayakta içilip çıkılır, kimi yerde ise tatlı için özellikle yol uzatılır. Bence güzel olan da bu zaten. Londra'da En Güzel Cafeler, sadece kahve içilen yerler değil; şehrin ritmini hissetmenin en keyifli yollarından biri.
